MELIS MENENT

Stories

“Taşın!”

Once ne istediginizi bilmeleri lazim… Neyin sizi rahatsiz ettigini, nelerin bir bireyi uzecegini… tek tek ornek vermek bile, bu toplulugun yarattigi yikimi artiriyor. Bazi orgut uyeleri, ne yaptiklarini bilmiyorlar bile… Hayatlari sadece bu zihinsel dengeler, bu duyumlar ve uyaranlar uzerine kurulu. Uluslararasi gibi gorunen “is”in tamami, gazeteciligin entelektuel olmayan, dedikoduya dayali bir yorumlamasina dayali. Her sey baskalarindan ne duydugu, nasil gorundukleri ama asla nasil olduklari degil. Hep bir taklit, hep bir numara, hep bir yapaylik… Fakat KT Terorizminin anlasilmasini zorlastiran sey, aslinda dogallikla karismis olmasidir. yerli bireyler icin, bir tarafindan bu bireylere benzeyen sahislar ve benim gibi buyumeye calisanlar icin, en zoru asina olma duygusunun yarattigi rahatlik. Cocuklugumda duydugum sesler, sadece annemle babamin, beni sonsuz seven nine ve dedemin, kucucuk diger cocuklarin yarattigi guven ortaminin sesleri… Hep o seslerin oldugu yerde, herkesi sartsiz sevmeye bu kadar hazirken, aslinda o bireylerin de organize suc orgutleri olusturduklari, bunlara yakin olduklarini ve is hayatinin bunun gibi (ve ne oldugunu tanimlamakta hala zorluk cektigim) bir duzenden ibaret oldugunu anlamak, canimi cok acitti. Bu kadar yalani, kendi cocukluk ulkemde, ilk memleketimde, beklemiyordum. Saldirilarin “Ingiletere’ye git o zaman” seklini almasi cok sikici… Bu bireylerin hepsiyle bir umidimiz oldugu icin konusuyoruz, yardim dileniyoruz… Kendi dusundugumuzu durustlukle paylastikca, yalan yerine acinin, korkunun adini dogru koymaya calistikca, dokundugum her mantari kufe ceviriyor gorunmeyen el. Buyuk canavar. Ben napabilirim onunla? Nasil basa cikilir? Bir inanan olur mu?

En kolay verilen tavsiye, baska bir yere gitmem yonunde. Bireyler hepsi ayri ayri, ama sonra birlikte, ne diyeceklerini ezberlemisler. Sikayetci olan varsa, caninin acidigini anlatmaya calisan varsa, hemen ondan kurtulmanin bir yolunu buluyorlar. Hic kimsenin sikayet etmeye hakki yok, en ufak bir konuda bile ne bir degisiklik yapabilirsiniz, ne de kisisel bile olsa, memnuniyetsizliginizi dile getirebilirsiniz… Gizlenmek ogretiliyor, tek care… Ne dusundugunu soylememek, korkmak. Sistemin en cabuk kullandigi arac, siddet. Bana saldiran adam her gun beni evimde izlemeye devam ediyor. Bugun Dunya Kadinlar Gunu, ama benim sikayet etmeye bile hakkim yok. Cunku daha uzun sure boyunca kendi kocalarindan sikayetci olmus ve ayni zamanda evliligin komunoter faydalarini da surmus kadinlar, siralari doldurdu. Onlar benden once geldi… Sikayet etmeye ne hakkim var ki? Hicbir yasadigimi, hicbir dusuncemi ifade edemem. Cunku elestirel dusunce de, diger butun alanlar gibi, istismar edilmektedir. Her gun.

Leave a comment